Alt İşveren ve Taşeron Personelin Sağlık Raporu Kimin Sorumluluğunda? Sahada bir kaza olduğunda sorulan ilk sorulardan biri şudur: kazalı kimin çalışanıydı? Cevap “taşeronun” olduğunda, asıl işveren çoğu zaman sorumluluğun kendisinden uzaklaştığını düşünür. Uygulamada tablo bu kadar basit değildir ve sağlık gözetimi, bu tablonun en kırılgan noktalarından biridir. Müşterek sorumluluk ilkesi İş sağlığı ve güvenliği mevzuatı,…
Sahada bir kaza olduğunda sorulan ilk sorulardan biri şudur: kazalı kimin çalışanıydı? Cevap “taşeronun” olduğunda, asıl işveren çoğu zaman sorumluluğun kendisinden uzaklaştığını düşünür. Uygulamada tablo bu kadar basit değildir ve sağlık gözetimi, bu tablonun en kırılgan noktalarından biridir.
İş sağlığı ve güvenliği mevzuatı, aynı çalışma alanında birden fazla işverenin bulunduğu durumlar için özel bir rejim tanımlar. Asıl işveren ile alt işveren, çalışanların sağlık ve güvenliğine ilişkin yükümlülüklerde birlikte sorumludur. Asıl işveren, alt işverenin faaliyetlerini denetlemek ve koordinasyonu sağlamakla yükümlüdür.
Bunun pratik anlamı şudur: sahada raporsuz bir taşeron çalışanı bulunduğunda, bu durum yalnızca taşeronun değil, asıl işverenin de eksikliği olarak değerlendirilebilir. Bir kaza halinde kusur dağılımında da aynı ilke işler.
Sözleşmeye “tüm İSG yükümlülükleri alt işverene aittir” maddesi koymak, bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Sözleşme taraflar arasındaki iç ilişkiyi düzenler; mevzuattan doğan denetim yükümlülüğünü kaldırmaz.
Pratikte üç neden öne çıkar. Birincisi görünmezliktir: taşeron personeli asıl işverenin bordrosunda görünmez, insan kaynakları sistemine girmez ve dolayısıyla takip listelerinde yer almaz. İkincisi süre kısalığıdır: iki haftalık bir iş için gelen ekip, “nasılsa gidecekler” mantığıyla süreç dışında bırakılır. Üçüncüsü ise zincir uzunluğudur; alt işverenin de alt işvereni olduğu yapılarda kimin neyi kontrol ettiği belirsizleşir.
Süre kısalığının muafiyet doğurmadığını özellikle belirtmek gerekir. Bir gün çalışacak personel için de yükümlülük aynıdır.
Merkezî bir listede tüm taşeron personelini takip etmeye çalışmak, sirkülasyon yüksek olduğu için sürdürülemez. İşe yarayan yöntem, kontrolü belgenin kendisinden çok sahaya giriş anına bağlamaktır.
Altıncı madde, sistemi kendi kendini yöneten bir yapıya dönüştürür. Kart sisteminiz varsa belge geçerlilik tarihini karta bağlamak teknik olarak zor değildir; kart yoksa basit bir tablo ve giriş görevlisine verilen kontrol listesi de aynı işi görür.
Alt işveren sözleşmelerinde sağlık gözetimine ilişkin hükümlerin somut olması gerekir. Genel bir “mevzuata uyar” ifadesi denetimde de davada da yeterli görülmez. Sözleşmede yer alması faydalı maddeler:
Taşeron personelinin elinde bir rapor bulunması, o raporun yapılacak iş için geçerli olduğu anlamına gelmez. En sık karşılaşılan durum şudur: alt işveren, tüm personeline standart bir muayene paketi yaptırmıştır; ancak sahada bu personelin bir kısmı yüksekte, bir kısmı kapalı alanda çalışacaktır.
Kontrol yapılırken sorulacak soru “rapor var mı?” değil, “rapor bu iş için mi düzenlenmiş?” olmalıdır. Yüksekte çalışacak personelde EKG ve denge değerlendirmesi, kapalı alanda çalışacaklarda solunum fonksiyon testi, gürültülü ekipman kullanacaklarda odyometri aranır.
Birden fazla alt işverenin aynı sahada bulunduğu projelerde koordinasyon ayrı bir başlıktır. Her firma kendi personelinin sağlık gözetimini yürütür, ancak sahadaki toplu risk değerlendirmesi ve bilgi paylaşımı asıl işverenin koordinasyonunda yapılır.
Bu kapsamda düzenli olarak yapılması gereken şey, saha giriş kayıtlarının belge durumuyla birlikte gözden geçirilmesidir. Aylık bir kontrol, hangi firmanın kaç personelinin belge durumunun eksik ya da süresi dolmak üzere olduğunu görünür kılar.
Bu yükümlülük, alt işverenler açısından da bir fırsat sunar. Personelinin belgelerini eksiksiz ve işe uygun biçimde hazırlayan bir taşeron, sahaya giriş sürecinde gecikme yaşamaz ve ihalelerde bu durum bir ayırt edici unsura dönüşür. Kısa sürede toplu muayene tamamlayabilen bir sağlayıcıyla çalışmak, bu açıdan operasyonel bir avantajdır.
Alt işveren personelinin sağlık gözetimi, sorumluluğun en kolay dağıldığı ve bu yüzden en kolay ihmal edildiği alandır. Sözleşmeye bir madde eklemek tek başına koruma sağlamaz; kontrolün fiilen işlediği bir mekanizma gerekir.
Bu mekanizmanın en pratik hali, sahaya giriş iznini belge kontrolüne bağlamaktır. Belge yoksa giriş yok kuralı uygulandığında, takip otomatikleşir ve alt işverenler süreci kendiliğinden ciddiye almaya başlar. Alt işverenler için ise hızlı ve toplu muayene tamamlayabilen bir sağlayıcıdan işe giriş sağlık raporu hizmeti almak, sahaya giriş sürecini tıkanma noktası olmaktan çıkarır.
Reklam & İşbirliği: [email protected]