12. Yargı Paketi olarak bilinen kanun teklifi, çocukların karıştığı suçlarla mücadelede cezaları artırıyor, ailelerin sorumluluğunu güçlendiriyor ve yeni önleyici tedbirler getiriyor.
TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmeye başlanan ve kamuoyunda ’12. Yargı Paketi’ olarak bilinen kanun teklifi, çocukların karıştığı suçlarla mücadelede önemli değişiklikler getiriyor. Teklif, ağır suç işleyen çocuklara yönelik cezaların artırılmasını, ailelerin gözetim sorumluluğunun güçlendirilmesini ve bıçak satışından dijital denetime kadar geniş bir yelpazede önleyici tedbirler alınmasını amaçlıyor.
Çocuk Koruma Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik öngören 18 maddelik teklif, çocukların suça karışmasını önlemeyi ve yeniden suç işleme riskini azaltmayı hedefliyor. Bu kapsamda, ağır suçlar için cezalar artırılırken, rehabilitasyon ve topluma yeniden kazandırma süreçlerini destekleyecek yeni yönlendirme tedbirleri de sunuluyor.
Türk Ceza Kanunu’ndaki yaş küçüklüğüne ilişkin hükümlerde değişiklik öngören teklifle, 12-15 yaş grubundaki çocuklar için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine uygulanan cezalar artırılıyor. 12 ila 15 yıllık cezalar 13 ila 18 yıla, 9 ila 11 yıllık cezalar ise 10 ila 12 yıla çıkarılıyor. Diğer suçlarda uygulanabilecek en yüksek ceza da 7 yıldan 9 yıla yükseltiliyor.
15-18 yaş grubunda ise ağırlaştırılmış müebbet yerine verilen 18 ila 24 yıllık ceza 19 ila 27 yıla, müebbet hapis yerine uygulanan 12 ila 15 yıllık ceza 15 ila 18 yıla yükseltiliyor. Bu yaş grubundaki diğer suçlarda da cezanın üst sınırı 12 yıldan 15 yıla çıkarılıyor.
Teklif, kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarında hakimlere daha geniş bir değerlendirme yetkisi tanıyor. Suçun işleniş biçimi, kastın ağırlığı, failin amacı ve saiki gibi faktörler dikkate alınarak, 15-18 yaş grubundaki çocuklar için yaş indirimi hükümleri uygulanmayabilecek. Ayrıca, ceza sorumluluğu bulunan 12-15 yaş arası çocuklar hakkında da olayın özelliklerine göre daha ağır hükümler uygulanabilecek.
Mevcut düzenlemede 18 yaşından önce işlenen suçlar tekerrüre esas alınmazken, teklifle bu sınır 15 yaşa indiriliyor. Bu değişiklikle, 15 yaşını doldurduktan sonra işlenen kesinleşmiş bir suçun ardından yeniden suç işlenmesi halinde tekerrür hükümleri uygulanabilecek. Bu düzenlemenin, tekrar suç işlemenin önlenmesi ve caydırıcılığın artırılması hedefleniyor.
Ateşli silahını gerekli dikkat ve özeni göstermeden muhafaza ederek bir çocuğun silahı ele geçirmesine neden olan kişilere, fiil daha ağır bir suçu oluşturmuyorsa 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilecek. Bu düzenleme, silahların çocukların ulaşamayacağı şekilde muhafaza edilmesini zorunlu hale getirmeyi amaçlıyor.
Aile hukukundan kaynaklanan bakım, eğitim ve destek yükümlülüğünü yerine getirmeyenlere yönelik cezalar da artırılıyor. Bakım, eğitim veya destek yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişiye verilebilecek ceza, 1 yıla kadar hapis yerine 3 aydan 2 yıla kadar hapis olacak. Çocuğun ahlakını, güvenliğini veya sağlığını ağır biçimde tehlikeye atan anne babalara uygulanan ceza ise 1 yıldan 3 yıla çıkarılıyor.
Teklif, 6136 sayılı Kanun kapsamı dışında kalan bıçak, kesici, delici ve bereleyici aletlere ilişkin yeni yasaklar getiriyor. Bu ürünlerin ruhsatlı işyerleri dışında satılması ve sergilenmesi yasaklanırken, 18 yaşından küçüklere satışı yapılamayacak. Yasağa aykırı hareket edenlere idari para cezası verilecek ve ürünlere el konulacak.
15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunlu hale gelecek. Çocuğun bireysel özellikleri, aile yapısı, eğitim durumu ve suça yönelme nedenleri raporla incelenecek. Bu inceleme yapılmadan hazırlanan iddianame mahkeme tarafından savcılığa iade edilebilecek.
Çocukların kapalı ceza infaz kurumlarında yaş, cinsiyet, fiziksel gelişim ve işledikleri suçun türüne göre ayrı bölümlerde tutulması öngörülüyor. Ağır suç işleyen çocuklarla daha hafif suçlardan hükümlü çocukların aynı koğuşlarda bir arada bulunmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.
Terör ve örgüt suçları dışında kasıtlı suçlardan toplam 3 yıl veya daha az hapis cezası alan çocuklar ile taksirli suçlardan toplam 5 yıl veya daha az hapis cezası alan çocukların cezaları doğrudan çocuk eğitim evlerinde yerine getirilecek.
Teklifle, kasten öldürme, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, uyuşturucu imal ve ticareti ile suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarında, çocuğun cezaevinde geçirdiği bir günün koşullu salıverilme hesabında iki gün sayılması uygulaması kaldırılıyor. Bu suçlardan hükümlü çocukların cezaevinde geçirdiği bir gün, koşullu salıverilme hesabında bir gün olarak kabul edilecek.
Ceza sorumluluğu bulunmayan ve adli sürece giren çocuklar için beş yeni yönlendirme tedbiri getiriliyor. Bu tedbirler arasında sosyal ve toplumsal hizmetlerde görevlendirme, kütüphane ve okuma salonlarında çalışma, çevre temizliği, ağaçlandırma ve çiçeklendirme çalışmaları ile bağımlılık tedavisi ve rehabilitasyon programlarına yönlendirme yer alıyor.
Teklif, ‘dijital risklerden korunma tedbiri’ adı altında yeni bir uygulama öngörüyor. Mahkeme kararıyla çocuğun kullandığı telefon, bilgisayar gibi cihazların hareketleri, 3 aydan az ve 2 yıldan fazla olmamak üzere ilgili kurumların denetimine açılabilecek. Riskli internet sitelerine ve uygulamalara erişim engellenebilecek.
Akıl hastalığı, zihinsel yetersizlik, alkol veya uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle kendisi veya başkaları için ciddi tehlike oluşturan çocuklar hakkında hızlı bir acil korunma süreci başlatılacak. Uzman hekim raporu ve sağlık kurulu raporu doğrultusunda hakim tarafından karar verilecek.
Çocuk hakkında kamu davası açılması halinde durum, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığı il veya ilçe müdürlüklerine bildirilecek. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilirse, kitap okuma, sosyal hizmet, çevre temizliği, dijital risklerden korunma ve bağımlılıkla mücadele gibi tedbirler denetimli serbestlik yükümlülüğü olarak uygulanabilecek.
Çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarına aykırı hareket edenlere çocuk hakimi tarafından tazyik hapsi verilebilecek. Teklifle mevzuatta kullanılan ‘suça sürüklenen çocuk’ ifadesinin yerine ‘adli süreçteki çocuk’ ifadesi getirilecek.
Reklam & İşbirliği: [email protected]